Avcı toplayıcı toplum, yerleşik tarımı keşfettiğinde bunun açlığa kesin çözüm getireceğini düşünmüştü. Avcılık gibi yüksek efor ve düşük verim getiren bir işi yerleşik tarıma evirmek, insanın daha az eforla daha fazla üretim yapmasını sağlamıştı. Ancak tarım açlığa doğrudan çözüm getiremedi. Endüstri devrimi sayesinde bir ürünü seri halde üreterek dünyadaki yoksulluğa çözüm bulmak amaçlandı. Makine katkısıyla az efor çok ürün, çok ürün daha fazla üretim ve refah demekti. Bugün görüyoruz ki seri üretim de yoksulluğun ve sefaletin azalmasına gözle görülür bir katkı sunmadı. Hatta, gücün belirli bir kesimin elinde toplanmasına bağlı olarak yoksulluğun artmasına da sebep olmuştur. Bilgisayar ve internetin keşfedilmesiyle bilgi çağına girilmişti. Işık hızında aktarılan veri ile bilgi üretimi ve iletimi hızlandı. İnsanlar, bu durumun dünyadaki açlık, yoksulluk ve sefalete çözüm getireceğini müjdelemişti. Ancak bunun böyle olmadığını yine en acı şekilde görüyoruz. Bugün yapay zeka uygulamalarının insanın hizmetine girerek dünyadaki açlığa, yoksulluğa ve sefalete çözüm getireceğini düşünüyoruz.
Kolay her zaman zora karşı galip gelmiştir. Eğer bir yerlerde bir işin daha kolay yapılmasını sağlayan bir yenilik varsa, insan, doğası gereği kolay olanı seçip, zor olanı unutma eğilimindedir. Bu sebepten otomobil çıktığında atlar, bilgisayarlar çıktığında daktilolar unutulmuş, yok olmuşlardır.
Bugün ise yapay zeka uygulamalarının birçok alanda sayısız işi kolaylaştırdığını görebiliyoruz. “Kolay zoru yener kanunu” çoktan işlediğinden ve geri dönülemez bir noktada olduğumuzdan, yapay zeka karşıtlığı gibi bir davranış içinde olmak yeterli sonuç vermeyebilir. Bundan sonrası için yapabileceğimiz; yapay zekanın oluşturduğu tehdide karşı bazı kritik konularda kısıtlama getirilmesini sağlamak olabilir.
Bize göre yapay zeka uygulamalarına getirilecek yasaklar, kısıtlamalar ve zorunluluklar, bu uygulamaların sağladığı baskın kolaylığın, insan iş gücü ve emeğinin önüne geçmesini engelleyerek, yakın gelecekte insanın yerini alma riskini ortadan kaldırabilir.
Yapay zeka çıktılarının işaretli ve doğrulanabilir olması:
Bir yapay zeka aracının ürettiği çıktının zaman damgalı imzalanarak halka açık bir ortamda (blokzinciri gibi) yayınlanması ve bir bütün olarak sorgulanabilmesi, içeriğinin değiştirilmesi halinde dahi benzerlik oranı ve içeriğin üretilmiş olabileceği tarihteki örneklerinin sonuç olarak getirilerek karşılaştırma yapılabilmesinin sağlanması.
Örneğin; bir öğrencinin, yapay zeka uygulamasını kullanarak hazırladığı ödevini, öğretmeninin yapacağı basit bir sorgulama sonucunda kolaylıkla doğrulaması sağlanmalıdır. Özellikle akademik içeriklerin hazırlanması gibi alanlarda bu gibi bir kısıtlama, haksızlıkların önüne geçmekte faydalı olabilir.
Yapay zekanın, insan üst kümesinin yerini alacak bir araç içine yerleştirilmesinin yasaklanması:
Bir yapay zeka aracı, ortalama bir insanın fiziksel olarak gerçekleştirebileceği bir sürekli aktiviteyi taklit etmemesi için hiçbir suretle insan bedenine benzeyen veya insan bedeninin birden fazla fonksiyonunu taklit edebilen bir araç içine yerleştirilmemesi şartı getirilmelidir.
Örneğin; bir otomobili otonom hale getiren yapay zeka, tehdit sayılmayabilir. Çünkü insan üst kümesinin değil, insan kümesinin içine dahil olan şoförlük fonksiyonunu sadece dört tekerlekle yere bağlı bir yapı içinde yerine getirmektedir. Bir mutfağa yerleştirildiğinde aşçılık, bir dikiş makinesine yerleştirildiğinde terzilik fonksiyonunu taklit edebilir. İlgili olduğu mesleki alan için tek bir fonksiyonu yerine getirmek üzere tasarlanmış otonom araçlar kabul edilebilir. Ancak birden fazla sayıda fonksiyonu gerçekleştirmek üzere değişebilen, dönüşebilen, insan benzeri uzuvları bulunan ve dışarıdan hiçbir kontrol mekanizmasına sahip olmayan bir yapı veya robot kabul edilemez.
Yapay zeka uygulamalarının tüm fikir ve sanat alanının her türü için eser ortaya koymasının kısıtlanması:
Yapay zekanın, insan elinden çıkan ve fikir, sanat gibi özel yetenek gerektiren çıktılarını taklit etme marifetiyle benzerlik üzerinden benzersizlerini üreten bir yapay zeka uygulamasının katı bir biçimde kontrol altına alınması gerekmektedir.
İnsanoğlunun varoluş sebebini bilmediğimizi varsayar ve bir an için çalışmayı, üretmeyi, hayatını idame ettirmek üzere yaptığı tüm işleri yapay zekaya bıraktığını düşünürsek, insanın elinde kalan tek değer olarak fikir ve sanat ürünleri kalmaktadır. Bu durumda insanın dünyada var olması için çalışmak dışında yapacağı aktivitelerin (özellikle fikir ve sanat ürünleri olmak üzere) yapay zeka tarafından üretilmelerinin kesinlikle çok sınırlı ve kısıtlanmış olması sağlanmalıdır.
Örneğin; bir yapay zeka ürününün verilen betimlemelerle birkaç dakika içinde iki saatlik bir film oluşturması, bir şiir, bir roman yazması, şarkı bestelemesi ve istenilen tüm enstrümanlarla çalması, bir resim, bir üç boyutlu heykel oluşturması, akla gelebilecek herhangi bir fikir ve sanat ürününü üretebiliyor olması; insanın çalışmak dışında bir işlevi olmamasını, çalışmanın da yapay zekaya kalması sebebiyle varoluş amacının sorgulanmasına yol açacağından kabul edilemez.
Bu yasaklar, kısıtlamalar ve zorunluluklar, öncelikli olarak halkta kabul görerek bu konuda farkındalık oluşması gerekmektedir. Oluşan farkındalık ile toplum, kurumlar ve sivil toplum örgütleri tarafından yapılacak telkinlerle hükümetlerin yapay zeka uygulamaları geliştiren kurumlara yasak, kısıtlama ve zorunluluklar getirilmesi hususunda yasal zemin oluşturulmalıdır.